Namaz, bir Müslümanın günün belli saatlerinde işini bırakıp Rabbinin huzurunda durmasıdır. Bu rehber; namazı ilk kez öğrenenler, yıllar sonra yeniden başlayanlar ve çocuğuna öğretmek isteyenler için hazırlandı. Namaz nasıl kılınır, kaç rekâttır, namazda neler okunur gibi soruları Diyanet İşleri Başkanlığı'nın açıklamalarına ve Hanefî mezhebine dayanarak sade bir dille cevapladık. Her namazın adım adım kılınışı ayrı sayfalarda yer alıyor.
Namaz nedir, kimlere farzdır?
Namaz, "Allâhü ekber" diyerek başlanan ve selam verilerek bitirilen, belirli sözlerden ve hareketlerden oluşan bedenî bir ibadettir. Kur'an'daki adı "salât"tır; Türkçeye ise Farsça "namaz" kelimesiyle yerleşmiştir. İslam'ın temel esaslarından biridir.
Günde beş vakit namaz, şu üç özelliği taşıyan herkese farzdır:
- Müslüman olmak: Namaz, Müslümanlara farz kılınmış bir ibadettir.
- Akıllı olmak: Akıl sağlığı yerinde olmayan kişi namazla yükümlü tutulmaz.
- Ergenlik çağına girmiş olmak (bâliğ): Kız çocukları âdet görmeye, erkek çocukları ihtilam olmaya (uykuda meni gelmesine) başlayınca ya da belirli bir yaşa ulaşınca bu çağa girmiş sayılır.
Ergenlikten önce çocuklar sorumlu değildir. Yine de Peygamberimiz, anne babalara çocuklarına yedi yaşından itibaren namazı öğretmelerini emretmiştir. Amaç zorlamak değil, çocuğun namazı tanıyıp sevmesidir; birlikte kılmak ve camiye götürmek bu konuda çok yardımcı olur.
Âdet ve lohusalık dönemindeki kadınlar bu süre boyunca namazla yükümlü değildir.
Farz olan beş vakit namaz sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazlarıdır. Bunların farzları toplam 17 rekâttır: sabah 2, öğle 4, ikindi 4, akşam 3 ve yatsı 4. Haftalık Cuma namazı da şartlarını taşıyan erkeklere farzdır; kadınlar ve yolcular kılmak zorunda değildir, kılarlarsa namazları geçerlidir. Cenaze namazı ise farz-ı kifâyedir; yani bir grup Müslüman kıldığında diğerlerinin üzerinden sorumluluk kalkar. Hanefî mezhebine göre vitir namazı ile bayram namazı vaciptir.
Namaza hazırlık
Namazdan önce bazı hazırlıklar tamamlanmalıdır; bunlar eksik olursa namaz geçerli olmaz.
- Abdest: Abdestsiz kılınan namaz geçerli değildir. Abdestin nasıl alındığını ve neyin abdesti bozduğunu abdest rehberimizde adım adım anlattık.
- Gusül: Cünüplük hâlinde ya da âdet veya lohusalık bittikten sonra boy abdesti almak gerekir. Ayrıntılar gusül abdesti sayfamızda. Su bulunamayan veya su kullanmanın zarar vereceği durumlarda teyemmüm edilir.
- Temizlik: Bedenin, elbisenin ve namaz kılınacak yerin pislikten (necasetten) arınmış olması gerekir.
- Örtünme: Erkeklerin göbek altından diz kapaklarına kadar olan bölgeyi (Hanefî mezhebine göre diz kapakları dâhil); kadınların ise yüz, eller ve ayaklar dışında bütün bedenlerini (saçları dâhil) örtmesi gerekir. Teni gösteren ince ya da vücut hatlarını belli eden çok dar giysiler örtünme sayılmaz.
- Kıbleye yönelmek: Namaz, Mekke'deki Kâbe'nin bulunduğu yöne dönülerek kılınır. Kâbe'yi görmeyen birinin onun yönüne dönmesi yeterlidir. Bulunduğunuz yerin kıblesini kıble bulucu ile öğrenebilirsiniz. Kıble yönünü bilmeyen kişi önce bilen birine sorar; soracak kimse yoksa elindeki imkânlarla en doğru bulduğu yöne yönelir.
- Vaktin girmiş olması: Her namaz kendi vakti içinde kılınır; vakti girmeden kılınan namaz geçerli olmaz. Şehrinizin günlük saatleri namaz vakitleri sayfamızda yer alır.
Günün üç kısa diliminde hiçbir namaz kılınmaz. Bunlara kerahet vakitleri denir:
- Güneş doğarken: doğuştan sonraki yaklaşık 45 dakika
- Güneş tam tepedeyken: öğle vakti girmeden önceki kısa süre
- Güneş batarken: batıştan önceki yaklaşık 45 dakika
Hanefî mezhebine göre sabah namazı kılınırken güneş doğarsa namaz bozulur; kerahet vakti çıktıktan sonra kaza edilir. Bunun bir istisnası vardır: O günün ikindi namazı henüz kılınmamışsa güneş batmadan kılınabilir. Ancak ikindiyi bir mazeret olmadan bu saate kadar geciktirmek doğru değildir.
Namazın 12 farzı: şartlar ve rükünler
Namazın on iki farzı vardır. Bunlardan altısı namaza başlamadan önce hazır olmalıdır; bunlara namazın şartları denir. Diğer altısı namazın içinde yerine getirilir; bunlara da namazın rükünleri denir. Bir farz eksik kalırsa namaz geçerli olmaz ve yeniden kılınması gerekir.
Namazın şartları (dışındaki farzlar)
- Hadesten taharet: Abdestsizlik veya cünüplük gibi hükmî kirlilikten abdest ya da gusülle arınmak.
- Necasetten taharet: Beden, elbise ve namaz yerinin pisliklerden temiz olması.
- Setr-i avret: Örtülmesi gereken yerleri örtmek.
- İstikbal-i kıble: Kıble yönüne dönmek.
- Vakit: Namazı kendi vakti içinde kılmak.
- Niyet: Hangi namazı kılacağını kalben bilmek ve ona karar vermek. Niyetin yeri kalptir; ayrıca dille sessizce söylemek güzel görülmüştür (müstehap).
Namazın rükünleri (içindeki farzlar)
- İftitah tekbiri: Namaza "Allâhü ekber" diyerek girmek.
- Kıyam: Ayakta durmak. Gücü yetenin farz ve vacip namazları ayakta kılması farzdır. Hastalar için kolaylıklar aşağıdaki sorular bölümünde anlatılıyor.
- Kıraat: Ayaktayken Kur'an'dan bir sure, en az üç kısa ayet ya da bu uzunlukta bir ayet okumak. Kıraat, dil ve dudaklar kıpırdatılarak en az kişinin kendi duyabileceği bir sesle yapılır; yalnızca içinden geçirmek okuma sayılmaz. İki rekâtlı farzlarda, vitirde ve nafile namazların her rekâtında kıraat farzdır. Üç ve dört rekâtlı farzlarda herhangi iki rekâtta okumak farz, ilk iki rekâtta okumak ise vaciptir.
- Rükû: Eller dizlere ulaşacak şekilde öne eğilmek.
- Secde: Her rekâtta alnı yere koyarak iki kez secde etmek.
- Ka'de-i âhire: Namazın sonunda Ettehiyyâtü'yü okuyacak kadar oturmak.
Beş vakit namaz kaç rekâttır?
Farzların yanında, Peygamberimizin farzlardan önce veya sonra kıldığı sünnet namazlar da vardır:
| Namaz | İlk sünnet | Farz | Son sünnet | Vitir (vacip) | Toplam |
|---|---|---|---|---|---|
| Sabah | 2 | 2 | – | – | 4 |
| Öğle | 4 | 4 | 2 | – | 10 |
| İkindi | 4 | 4 | – | – | 8 |
| Akşam | – | 3 | 2 | – | 5 |
| Yatsı | 4 | 4 | 2 | 3 | 13 |
Bir günde farzlar 17, sünnetlerle ve vitirle birlikte toplam 40 rekât kılınır.
Sünnetlerin bir kısmı müekked, yani "kuvvetli" sünnettir. Peygamberimiz bunları çoğu zaman kılmış, pek az terk etmiştir: sabahın sünneti, öğlenin ilk ve son sünneti, akşamın sünneti ve yatsının son sünneti. İkindinin sünneti ile yatsının ilk sünneti ise gayr-i müekked sünnettir; Peygamberimiz bunları daha seyrek kılmıştır. Gayr-i müekked sünnetler dilenirse ikişer rekât hâlinde de kılınabilir. Vitir namazı yatsıdan sonra, sabah vakti girinceye kadar kılınır.
Her vaktin kılınışı için: sabah, öğle, ikindi, akşam, yatsı.
Bir rekât nasıl kılınır?
Kıyam, rükû ve iki secdeden oluşan her bölüme rekât denir. Bütün namazlar bu temel döngünün tekrarıdır. Kısaca:
- Kıyam ve kıraat: Ayakta durulur, Fâtiha okunur; farzların ilk iki rekâtında ve diğer namazların her rekâtında ardından bir sure ya da en az üç kısa ayet okunur.
- Rükû: "Allâhü ekber" denilerek eğilinir, sırt düz tutulur ve rükû tespihi söylenir.
- Kavme: Rükûdan doğrulup bir an dik durulur.
- Secde: Yere sırasıyla dizler, eller, burun ve alın konur; secde tespihi söylenir.
- Celse: İki secde arasında kısa bir süre oturulur, ardından ikinci secdeye gidilir.
- Ka'de (oturuş): İki rekâtta bir ve namazın sonunda oturulur. Farzların, vitrin ve öğlenin ilk sünnetinin ilk oturuşunda yalnızca Ettehiyyâtü okunur ve hemen ayağa kalkılır. Son oturuşta diğer dualar da okunur, ardından önce sağa, sonra sola selam verilir.
Bu hareketlerin her birinde uzuvlar yerine oturuncaya kadar acele etmeden durmak gerekir; buna ta'dil-i erkân denir. Ta'dil-i erkân, Ebû Hanîfe ve İmam Muhammed'e göre vacip; Ebû Yûsuf'a ve diğer üç mezhebe göre ise farzdır.
İlk kez başlıyorsanız namaza nasıl başlanır sayfasıyla, ardından iki rekâtlık bir namazın ayrıntılı kılınışı ile devam etmenizi öneririz.
Namazda okunanlar
Namazda okunan sure ve dualar azdır ve kısa sürede öğrenilebilir:
- Sübhaneke: Başlangıç tekbirinden sonra okunan, Allah'ı her türlü eksiklikten tenzih eden kısa bir dua.
- Fâtiha: Her rekâtta okunan, Kur'an'ın ilk suresi. Hanefî mezhebine göre okunması vaciptir; Şâfiî mezhebinde ise farzdır.
- Zamm-ı sure: Farzların ilk iki rekâtında, sünnet, vitir ve nafile namazların ise her rekâtında Fâtiha'nın ardından okunan sure ya da en az üç kısa ayet. Çoğu kişi Kur'an'ın sonundaki kısa surelerle başlar.
- Ettehiyyâtü: Her oturuşta okunan, Allah'a selam ve şehadeti içeren dua.
- Salli ve Bârik: Son oturuşta Ettehiyyâtü'den sonra okunan, Peygamberimiz için rahmet ve bereket dileyen dualar.
- Rabbenâ âtinâ ve Rabbenağfirlî: Son oturuşta selamdan önce okunan, dünya ve ahiret iyiliği ile bağışlanma dileyen dualar.
Bu duaların Arapça metinlerini, okunuşlarını ve anlamlarını dualar sayfamızda; namazda okunabilecek kısa sureleri ise sureler sayfamızda bulabilirsiniz.
Namazın vacipleri ve sehiv secdesi
Vacip, yapılması kesin olarak istenen ama farz kadar güçlü bir delile dayanmayan şeydir. Namazın başlıca vacipleri şunlardır: Fâtiha'yı okumak; farzların ilk iki rekâtında, vitir, sünnet ve nafile namazların ise her rekâtında Fâtiha'nın ardından bir sure ya da en az üç kısa ayet (zamm-ı sure) okumak; zamm-ı sureyi Fâtiha'dan sonra okumak; secdede alınla birlikte burnu da yere koymak, ta'dil-i erkâna uymak, üç veya dört rekâtlı namazların ikinci rekâtının sonunda oturmak (ilk oturuş), her oturuşta Ettehiyyâtü'yü okumak, imama uyan kişinin kıraat yapmayıp susması, vitirde kunut tekbirini alıp dua etmek ve namazı selamla bitirmek. Kunut dualarını henüz bilmeyen kişi "Rabbenâ âtinâ" duasını okuyabilir ya da üç kez "Allâhümmağfir lî" diyebilir.
Bir vacip unutularak terk edilir ya da geciktirilirse namaz bozulmaz; eksiklik sehiv (yanılma) secdesi ile telafi edilir. Bir farzı yerinden öne almak, geciktirmek veya tekrar etmek de sehiv secdesi gerektirir. Örneğin Fâtiha'dan önce sureyi okumak ya da bir rekâtta üç secde yapmak böyledir. Bir vacip bilerek terk edilmişse namazın yeniden kılınması gerekir.
Diyanet'in tarif ettiği uygulamaya göre sehiv secdesi şöyle yapılır: Son oturuşta Ettehiyyâtü okunur, yalnızca sağa selam verilir, ardından iki secde yapılır. Sonra yeniden oturulur; Ettehiyyâtü, Salli, Bârik ve Rabbenâ duaları okunur, iki tarafa selam verilerek namaz bitirilir. Bir namazda birden fazla yanılma olsa bile tek bir sehiv secdesi yeterlidir. Cemaatle kılarken imam yanılırsa cemaat de onunla birlikte secde eder; cemaatten birinin kendi hatası için ayrıca secde etmesi gerekmez. Ancak imamla birlikte selam vermeyip kaçırdığı rekâtları tek başına tamamlayan kişi (mesbûk), bu sırada yanılırsa sehiv secdesi yapar.
Rekât sayısında şüpheye düşmek gibi ayrıntılı durumlarda hüküm kişiye göre değişebileceğinden bir imama danışmanızı öneririz.
Namazı bozan ve mekruh olan durumlar
Namazı bozan başlıca durumlar
- Abdestin bozulması
- Namaz sırasında konuşmak
- Bir şey yemek veya içmek
- Gülmek: Hanefî mezhebine göre kişinin yalnızca kendisinin duyacağı kadar gülmesi namazı bozar. Yanındakilerin de duyacağı şekilde gülerse abdesti de bozulur.
- Göğsü kıble yönünden çevirmek
- Dışarıdan bakanın "bu kişi namazda değil" diye düşüneceği kadar çok hareket etmek (amel-i kesîr)
- Gerek yokken öksürmeye çalışmak
- Ayetin anlamını bozacak şekilde yanlış okumak (Hemen dönüp doğrusu okunursa namaz geçerli olur.)
- Örtülmesi gereken bir uzvun dörtte biri kadarının, bir rükün yapılacak kadar süre açık kalması
- Namazın farzlarından birini terk etmek
Mekruh olan başlıca davranışlar
Bunlar namazı bozmaz, ama sevabını ve namazdaki gönül huzurunu (huşu) azaltır:
- Elbiseyle veya bedenin bir yeriyle oynamak, parmakları çıtlatmak
- Başı sağa sola çevirerek etrafa bakmak
- Esnemek, gerinmek, gerekmedikçe gözleri yummak
- Kıraati rükûa eğilirken tamamlamak
- İkinci rekâtta, Kur'an sırasına göre ilk rekâttakinden önce gelen bir sure okumak
- İnsanların gelip geçtiği yerde, önüne bir engel (sütre) koymadan namaz kılmak
Kadın ve erkek namazı arasındaki farklar
Kadın ve erkeğin namazı farzlar, vacipler ve okunanlar bakımından tamamen aynıdır. Hanefî mezhebine ve Diyanet'in uygulamasına göre fark yalnızca bazı duruş biçimlerinde ve kamettedir:
| Konu | Erkekler | Kadınlar |
|---|---|---|
| İftitah (başlangıç) tekbiri | Eller kulak hizasına kaldırılır | Eller omuz hizasını geçmeyecek kadar kaldırılır |
| Ellerin bağlanması | Göbeğin altında | Göğüs üzerinde |
| Rükû | Sırt ve baş düz bir çizgi oluşturacak kadar eğilinir | Biraz daha az eğilinir |
| Secde | Dirsekler yerden ve yanlardan biraz ayrık tutulur | Kollar yanlara bitişik, beden toplu tutulur |
| Oturuş | Sol ayak yatırılıp üzerine oturulur, sağ ayak dik tutulur | Ayaklar sağ taraftan dışarı çıkarılarak oturulur |
| Kamet | Farzlardan önce kamet getirilir | Kamet getirilmez |
Ayrıntılı anlatım için erkekler için namaz kılınışı ve kadınlar için namaz kılınışı sayfalarına bakabilirsiniz.
Kılamadığım namazlar ne olacak?
Vaktinde kılınan namaza eda, vakti geçtikten sonra kılınan namaza kaza denir. Uyuyakalmak veya unutmak gibi irade dışı bir sebeple kaçırılan namaz, hatırlandığı ilk uygun vakitte (kerahet vakti dışında) kılınır ve bunun için günah yoktur. Mazeret olmadan namazı bilerek vaktinde kılmamak ise büyük günahtır; böyle bir durumda namaz kaza edilir ve tövbe edilir. Tövbenin kapısı her zaman açıktır: Geçmişte kılamadığınız namazlar, bugün yeniden başlamanıza engel olmasın.
Farz namazların kazası farz, vitir namazının kazası ise vaciptir. Kaza namazı, kerahet vakitleri dışında günün her saatinde kılınabilir. Kaza borcu olan kişinin nafile namaz yerine kaza kılması daha uygundur; ancak beş vaktin farzlarıyla birlikte kılınan sünnetler bunun dışındadır, onlar kılınmaya devam edilir. Niyet ve kaza sırası gibi ayrıntılar için kaza namazı sayfamıza bakabilirsiniz.
Yeni başlayanlar için öneriler
- Adım adım öğrenin. Önce abdesti ve namazın farzlarını öğrenin. Ardından Sübhaneke, Fâtiha ve kısa bir sure ile oturuş dualarını sırayla ezberleyin. Hepsini aynı hafta bitirmek zorunda değilsiniz. Öğrenme sürecinde cemaatle kılmak ve takıldığınız yerleri bir imama sormak en kolay yoldur.
- Önce farzlarla başlayın. Beş vaktin farzlarını düzenli kılmak en sağlam temeldir. Sünnetleri alıştıkça ekleyebilirsiniz.
- Cemaate katılın. Yakınınızdaki camileri yakınımdaki camiler sayfasından bulabilirsiniz. Cemaatle kılınan namazda Fâtiha ve sureyi imam okur, arkasındaki kişiler bu sırada susar. Sübhaneke, tespihler ve oturuş dualarını ise herkes kendisi okur. Bu, ezberi henüz tamamlanmamış biri için de büyük bir kolaylıktır. Ayrıca hareketleri yanınızdakileri izleyerek öğrenirsiniz.
- Telaffuz kaygısı sizi durdurmasın. Diyanet'e göre birbirine yakın seslere sahip bazı Arapça harfleri tam yerinden çıkaramamak namazı bozmaz. Ancak anlamı bozacak şekilde bir harf yerine başkası okunursa namaz bozulur; hemen dönüp doğrusu okunursa namaz geçerli olur. Yine de doğru okuyuşu, özellikle Fâtiha'yı, bir hocadan dinleyerek öğrenmeye çalışın.
- Hata yapmaktan korkmayın. Yanılmalar için sehiv secdesi vardır. Kaçırdığınız namazı kaza edebilirsiniz. Allah, kullarına zorluk değil kolaylık diler.
- Sormaktan çekinmeyin. Mahallenizdeki camide imamlar, ayrıca il ve ilçe müftülükleri sorularınızı memnuniyetle yanıtlar. Diyanet'in Alo 190 Fetva Hattı'nı da arayabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Namazda hangi sureyi okumalıyım?
Fâtiha'dan sonra Kur'an'dan herhangi bir sure ya da en az üç kısa ayet okuyabilirsiniz. Yeni başlayanlar genellikle İhlâs, Kevser, Asr veya Fil gibi kısa surelerle başlar. En iyi bildiğiniz sureyi okumanız uygundur. Ezberinizde sağlam bir sure varken, henüz tam oturmamış bir sureyi namazda denemek mekruh sayılır. İki rekâtta farklı sureler okunacaksa Kur'an'daki sıraya uyulur; ikinci rekâtta, birincide okunandan sonra gelen bir sure okunur.
Namazı Türkçe kılabilir miyim?
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu'na göre namazda surelerin Türkçe tercümesini okumak caiz değildir. Kur'an yalnızca anlam değil, indirildiği Arapça lafızlarla birlikte Kur'an'dır; meali ise Kur'an yerine geçmez. Bu yüzden kıraat Kur'an'ın aslıyla yapılır. Öte yandan okuduklarınızın anlamını öğrenmeniz çok değerlidir. Namaz dışında Allah'a Türkçe dua etmekte de hiçbir sakınca yoktur.
Kur'an'a bakarak namaz kılabilir miyim?
İmam Ebû Hanîfe'ye göre namazda Mushaf'a (Kur'an nüshasına) bakarak okumak namazı bozar. İmameyn denilen Ebû Yûsuf ile Muhammed ise bunu mekruh sayar, ancak namazın bozulmadığını söyler. Diyanet, ihtiyatlı olanın kıraati ezberden yapmak olduğunu belirtir. Ezberiniz tamamlanana kadar cemaatle kılmak ve bu konuda bir imama danışmak iyi bir yoldur.
Âdet dönemindeki kadın namaz kılar mı?
Hayır. Âdet ve lohusalık hâlindeki kadınlar bu dönemde namaz kılmaz. Bu sürede kılınmayan namazlar daha sonra kaza edilmez. Kaza gerekmemesi bir eksiklik değil, dinin tanıdığı bir kolaylıktır. Kanama bitince gusledilir ve namaza devam edilir. Ramazan orucu ise farklıdır; âdet günlerinde tutulamayan oruçlar sonradan kaza edilir.
Yolculukta namaz nasıl kılınır?
En az 90 kilometre uzaktaki bir yere gitmek üzere yola çıkan ve orada 15 günden az kalmayı düşünen kişi, Hanefî mezhebine göre dinen yolcu (seferî) sayılır. Yolculuk, yaşanan yerleşim yerinden çıkınca başlar. Seferî kişi öğle, ikindi ve yatsının dört rekâtlı farzlarını iki rekât olarak kılar; buna kasr denir. Hanefî mezhebine göre bu kısaltma bir tercih değil, yapılması gereken şeydir. Sabahın ve akşamın farzları ile vitir kısaltılmaz. Seferî kişi, yolcu olmayan (mukim) bir imama uyarsa namazı imamla birlikte tam kılar. Yolculukta sünnetleri kılmamak da caizdir.
Hanefî mezhebine göre iki namazı birleştirerek (cem ederek) kılmak yalnızca hac sırasında Arafat ve Müzdelife'de yapılır. Diyanet, yolculuk gibi önemli bir mazeret bulunduğunda diğer mezheplerin görüşüyle amel edilerek öğle ile ikindinin, akşam ile yatsının birleştirilebileceğini belirtmektedir. Bu durumda iki namaz sırasıyla ve arka arkaya kılınır, aralarında sünnet kılınmaz. Sabah namazı başka bir namazla, ikindi de akşamla birleştirilmez.
Cemaate geç kalırsam ne yapmalıyım?
İmam hangi bölümdeyse tekbir alıp ona uyarsınız. İmam rükûdan doğrulmadan rükûa yetişirseniz o rekâtı kazanmış olursunuz. İmam iki tarafa selam verdiğinde siz selam vermeden ayağa kalkar, kaçırdığınız rekâtları tamamlarsınız. Hangi rekâtları nasıl kılacağınızdan emin değilseniz namazdan sonra imama sormaktan çekinmeyin.
Hastayım, ayakta duramıyorum. Ne yapmalıyım?
Namaz, herkesin gücü yettiği ölçüde kılınır. Ayakta duramayan ya da durduğunda hastalığı artacak olan kişi namazını oturarak kılar; bir süre ayakta durabiliyorsa namaza ayakta başlar. Oturarak kılan kişi secde yapabiliyorsa rükû için biraz eğilir, secdeyi ise alnını ve burnunu yere koyarak normal şekilde yapar. Secde de yapamıyorsa rükû ve secdeyi başıyla işaret ederek (îmâ ile) yapar; secde için rükûdan daha fazla eğilir. Yere oturamayan kişi sandalyede, oturmaya da gücü yetmeyen kişi yatarak îmâ ile kılar. Namazı aslî şekliyle kılmaya engel olmayan hafif rahatsızlıklar ise mazeret sayılmaz.
Kaynaklar
- Namaz İlmihali, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları (İsmail Karagöz, Halil Altuntaş), 4. baskı, Ankara 2011 (PDF)
- Namazda sûrelerin Türkçe tercümesi okunabilir mi? Din İşleri Yüksek Kurulu
- Namazda sadece Fâtiha okumakla farz olan kıraat yerine gelir mi? Din İşleri Yüksek Kurulu
- Namazda kıraati Mushaf'a bakarak yapmak caiz midir? Din İşleri Yüksek Kurulu
- Namazda harfleri yerli yerince çıkarmamakla namaz bozulur mu? Din İşleri Yüksek Kurulu
- Kadınların âdet veya lohusalık hâllerinde yapamayacakları şeyler nelerdir? Din İşleri Yüksek Kurulu
- Seferîliğin başlangıcı nasıl belirlenir? Din İşleri Yüksek Kurulu
- Seferîlik, Kasr ve Cem fetvaları, Din İşleri Yüksek Kurulu
- Namazlar cem edilmek (birleştirilmek) suretiyle kılınabilir mi? Din İşleri Yüksek Kurulu
- Namaz, TDV İslâm Ansiklopedisi
- Sehiv Secdesi, TDV İslâm Ansiklopedisi
- Ayakta duramayan veya secde yapamayan kişi namazını nasıl kılar? Din İşleri Yüksek Kurulu
- Namazda kıraati sadece zihinden geçirmekle namaz sahih olur mu? Din İşleri Yüksek Kurulu
- Kunut duasını bilmeyen bir kimse ne yapar? Din İşleri Yüksek Kurulu